Manşetler Siyaset 

Egemen Bir Türkiye Doğuyor

Sevgili Ethem Sancak ağabeyimin davetiyle babaocağımız Siirt’in Kurtalan ve Merkez ilçe kongrelerine katılmak üzere geçtiğimiz hafta sonunu memlekette geçirmeyi planladık. Cumartesi sabah erken yola çıkıp Kurtalan’a vardığımızda gördüğümüz manzara bizi duygulandırdı ve ülkemizin kardeşlik dokusu ve demokrasisi adına sevindirdi.

Siirt’in büyük ama Türkiye’nin küçük ilçelerinden biri olan bu stratejik ilçemizdeki Ak Parti kongresi ana muhalefet partimizin İstanbul il kongresinden daha kalabalık, daha coşkulu ve çok daha umut vericiydi. Zaten bugünlerde bazı CHPliler domuz eti yemekle meşgulken diğerleri de birbirini yemekle meşgul. Yeter ki milletle uğraşmasınlar. İstedikleri kadar birbirlerini yiyebilirler.

Kurtalan’ın başarılı ve cesur Belediye Başkanı Nevzat Karaatay’ın yaptırdığı Güneydoğu’nun en büyük parkında hizmet bayrağını bir kez daha üstlenen  Ak Parti İlçe Başkanı Faris Akgül ve hemşerilerimizle sohbet ederken gördük ki devlet devletliğini ortaya koyunca terör örgütlerinin esamesi bile okunmuyor. Hemşerilerimiz, Milli Mutabakat sürecinin en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizin huzur ve istikrarına katkıda bulunacağının da fakında.

Türkiye’ye ayar vermek, hizaya çekmek isteyenlerin hedefinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz bulunuyor. O yüzden milli mutabakat sürecine en çok da bölge halkının destek vermesine mani olamayacaklar. Çünkü bu süreç bölgemiz için bir hayat memat meselesidir.

Sayın Bahçeli’nin Cumhurbaşkanımıza destek vermesini çekemeyenler bilsin ki;

Cennet vatanımızın güzel insanlarını Türk, Kürt, Arap diye bölmek isteyenlere rahmetli Alparslan Türkeş’in sözünü hatırlatmakta fayda var. Ne demişti rahmetli Başbuğ?: “Biz ne kadar Türk’sek onlar da o kadar Türk’tür. Onlar ne kadar Kürt’se, biz de o kadar Kürt’üz.”

Pazar günü İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’ nun katılımıyla gerçekleşen Merkez ilçe kongremizdeki tablo ise bir ayrı güzeldi. Üç yıldır ilçe başkanlığını başarıyla yürüten Önder Geyik hizmet görevini yüzakıyla yeni başkan Av. Ekrem Olgaç’a devrederken adeta siyasette nezaket dersi verdi. Adeta devir teslim değil bir muhabbet festivaliydi. Tabii ki anlayana…

İşte bu Ben’lik zaafından kurtulan dava sahiplerinin sayesinde Türkiye artık oyuna gelen değil, oyunları bozan, oyun kuran bir ülkedir. Gördünüz Afrin’ e yaptığımız operasyon, daha  başlamadan dünyayı titretti. Ülkemizin birliğini ve bütünlüğünü tehdit eden terör örgütleriyle yurt içinde nasıl mücadele ettiysek, sınırlarımızın ötesinde de aynı kararlıkla mücadele ediyoruz.

Hem Rusya’ya, hem ABD’ye “one minute” diyerek operasyon yapan ve haklılığını kabul ettiren başka ülke var mı? Zeytindalı operasyonu terörle mücadelede dünya’ nın gördüğü en ince ve en sert hamledir. Bunun en büyük mimarı, Cumhurbaşkanımızı şiir okuduğu Siirt meydanından kaldıran ve dünya lideri yapan hemşerilerimle bir kez daha gurur duydum.

Artık ordu gibi Ordu, başkomutan gibi Cumhurbaşkanına sahip olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Rahmetli Özal zamanında TSK’ya “Irak’a girin” dediğinde kusura bakma demişlerdi. Bugünler Türkiye’de sivil idarenin ve Milletin değerlerinin egemenliğinin tescil edildiği günlerdir.

Türkiye’siz oyun kurmaya çalışanlar, Türkiye’yi oyunun dışına itmeye çalışanlar bunun bedeliyle de yüzleşecekler. Türkiye’ye rağmen bölgede hiçbir politikanın uygulanamayacağını son gelişmeler göstermiştir.

Siirt Merkez ilçe kongremiz sonrası İçişleri Bakanımız, MKYK üyemiz Ethem Sancak, Siirt Milletvekilimiz Prof. Yasin Aktay, İl koordinatörü Elazığ Milletvekilimiz Metin Bulut, İl Başkanımız Özgür Çalapkulu, Valimiz Ali Fuat Atik ve diğer arkadaşlarımızla Eruh’a geçtik. Bir zamanlar çelik yelek giymeden gitmeye çekinilen, PKK’nın ilk eylem yaptığı bu ilçemizin yeni yapılan büyük şehirlerdekilerden farksız modern meydanında yüzlerce Eruh’lu kardeşimizle kucaklaştık.

Eruh çarşısının bir kahvesinde Trabzonspor Konya maçının heyecanlı son dakikalarına göz atarken şunu fark ettim; devletin varlığını hisseden ve eli kanlı örgütün artık onlara baskı kuramayacağını gören bölgenin insanlarının yüzündeki huzur tüm yorgunluğumuzu alıp, götürmüştü.

Eruh’un değişen ruh hali bir kez daha teyid etmemize vesile oldu; Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılar yeni bir doğumun sancılarıdır. Etrafımızdaki krizler fırsatları da beraberinde getirmektedir.

Bu sınavlardan inşallah başarıyla çıkacağız.Eruh’ta, Bakanımıza Tatvan kırsalında bir bölük Jandarmamızın çığ düşmesi sonucu mahsur kaldığı ve kurtarıldıkları haberi gelince doğal olarak programı kesip yaralı askerlerimizin kaldırıldığı, gerçekten de muazzam bir eser olduğunu biraz da şaşırarak tespit ettiğim Bitlis Tatvan devlet hastahanesine geçtik. Çocukluğumun geçtiği güneydoğuda böyle büyük ve modern bir sağlık merkezinin bulunması bir zamanlar hayaldi.

Bakanımız 13’ ü asker biri korucu tüm yaralıları tek tek ziyaret edip alınlarından öperken hepimiz çok duygulandık. Tek tek ihtiyaçlarını soran İçişleri Bakanı ve heyetinden gazilerimizin hiç ama hiçbiri en ufak bir talepte bulunmadı. Hepsinin ortak sorusu ve üzüntüsü şehit düşen beş arkadaşlarıydı.

Onların vakarını görünce bu güzel insanlara devlet ne kadar hizmet etse azdır diye konuştuk aramızda. Bakanımızın şehitlerimizi de ayrıca ziyaret edip dua etmesi çok anlamlıydı. Dünyadaki gelişmelerin sadece Türkiye’ yi zorlu sınavlarla karşı karşıya bıraktığını sanmayın.

Bugün bütçe krizi nedeniyle devlet felci yaşayan ABD içerisindeki tartışmaları görüyorsunuz. Her kafadan farklı ses çıkıyor. Hatta Avrupa Birliği’nin bir yetkilisi çıktı dedi ki Washington’ u aramak istediğimizde kimi arayacağımızı bilmiyoruz. İşte bu farklı sesleri bastırıp elini rahatlatmak için ABD Yönetimi başka çılgınlıklara girdi Kudüs’ün statüsünü tek taraflı oldubittilerle değiştirmeye çalıştı ama Türkiye Birleşmiş Milletler genel kurulunda onlara dünyanın beşten de, birden de çok daha büyük olduğunu gösteriverdi.

İngiltere, AB’den ayrılma kararının ardından farklı arayışlar içinde. Avrupa Birliği, adeta bir tıkanma içerisinde hiçbir soruna müdahale edemiyor.Dünyanın her bölgesinde ciddi savrulmalar, bir kargaşa atmosferi hakim.Buna rağmen Türkiye hemen yanı başındaki ateş çemberine rağmen bir istikrar ve güven adası olarak yoluna devam ediyor.İki gün içerisinde Kurtalan, Tillo, Siirt, Eruh, Tatvan ve Muş’ta gördüklerim ve muhabbet ettiğim güneydoğunun asil insanları milli birlik ve kardeşliğimize olan derin inancımı daha da pekiştirdi. Birileri istese de, istemese de, güçlü, yerli, milli, bağımsız yeni ve egemen bir Türkiye doğuyor.

Egemen Bağış
TC Devlet ve AB Eski Bakanı 
 İstanbul Aydın Üniversitesi Batı Araştırmalar Merkezi Başkanı

Paylaş

Benzer Haberler

Yorum Yap